Apiterapi Çalıştayı Sonuç Raporu

“APİTERAPİ ÇALIŞTAYI” SONUÇ RAPORU 17-18 OCAK 2019

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ

Raportör: Refika GÜNALP

17-18 Ocak 2019 tarihleri arasında Ankara Akar Otel’de Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından düzenlenen “APİTERAPİ ÇALIŞTAYI”na Bakanlık yetkilileri, Araştırma Enstitüleri, çeşitli üniversitelerden araştırmacılar, sektör firma yetkilileri ve üreticilerin de katılımlarıyla başarılı ve verimli bir çalıştay gerçekleştirilmiştir.(Çalıştay katılımcı listesi ekte sunulmuştur.) Çalıştay’a Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlanmıştır. Açılış konuşmasını Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ziya ŞAHİN yapmıştır.

TAB Başkanı Ziya ŞAHİN konuşmasında;

Ülkemizin bal dışındaki arı ürünlerinin mevcut üretim miktarlarına, potansiyel üretime, üretim düşüklüğünün nedenlerine, pazarda stratejik uygulamaların eksikliğine, arı ürünlerinin kalitesine ve işlenme süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususlara, ürünlerin standardizasyonuna bu kapsamda kurumlarının yaptığı çalışmalara ve projelere vurgu yapmıştır. Ayrıca, Arıcılık sektöründe şu ana kadar geldiğimiz süreçte kendimize ayna tutmak ve Apiterapi Uygulamaları’na kaynak teşkil edecek arı ürünlerinin üretiminden standardizasyonuna kadar tüm süreçlerin geleceğini planlamak için bu çalıştayın düzenlediğini, çalışmaların artarak devam edeceğini ve T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ile tüm akademik birimler ve akademisyenlerimizle bilimsel normlar çerçevesinde ortaklaşa çalışmalarla devam edeceklerini belirtmişlerdir. Çalıştay’ın ülke arıcılığımızın gelişmesine katkılar sağlamasını dileyerek konuşmasını tamamlamıştır.

Moderatörlüğünü Hacettepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aslı ÖZKÖK’ün yapmış olduğu Çalıştay’da;

➢ Arı ürünleri üretiminde ülkesel ve bölgesel üretim stratejileri

(i) Ülkemizdeki mevcut arı ürünleri üretim düzeyi ve potansiyeli nedir?

(ii) Üretimimiz tüketici talebini karşılar boyutta mıdır?

(iii) Bölgesel üretim modelleri

(iv) İyi Tarım Uygulamalarıyla arıcılık faaliyetleri

➢ Arı ürünlerinin üretim temelleri

(i) İlaçtan ve kalıntıdan ari arı ürünleri üretimi için izlenmesi ve uygulanması gereken yol haritası

(ii) Üreticilerimizin kaliteli ve verimli bir şekilde üretimlerini arttırabilmeleri için neler yapılmalıdır? Üretimi arttırma konusunda kamudan beklentiler nelerdir?

(iii) Arı ürünleri üretim aşamalarının veya tekniklerinin bir standardizasyon olmalı mı?

(iv) Üretim stratejilerinin ortaya konması

➢ Arı Ürünlerinin Standardizasyonu

(i) Avrupa ülkelerindeki ulusal standartlar neler?

(ii) Türkiye için ulusal bir standart oluşturulmalı mı?

(iii) Arı ürünleri konusunda Uluslararası henüz bir standart belirlenmiş değil bu kapsamda nasıl çalışmalar yürütülmeli?

➢ Arı Ürünleri AR-GE Çalışmaları ve Projeler

(i) Arı ürünleri kapsamında yapılan bilimsel çalışmalar yeterli düzeyde mi?

(ii) Hangi alanlarda AR-GE çalışmaları yapılmalı?

➢ Arı ürünlerinin kalite parametreleri ve ürünlerin tüketiciye sunulma aşamasına kadar geçen süredeki muhafaza koşulları

(i) Polen – Propolis – Arı sütü – Arı ekmeği – Arı zehri – Apilarnil kalite parametreleri neler?

(ii) Kaliteli ve güvenli şekilde üretilmiş arı ürünlerinin kalite değerlerinin korunması için hangi koşullar altında muhafaza edilmeli? Muhafaza ve tüketim arasındaki sürede, besin değeri kaybı yaşanmaması için kriterler neler olmalıdır?

(iii) Arı ürünlerinin işlenmesi Gündem maddeleri üzerinden sorulara cevap aranmış ve soru – cevap – tartışma oturumları yapılmıştır. Çalıştay sonucunda belirtilen gündem maddeleri üzerinden, katılımcıların katkılarıyla derlenmiş ve aşağıda özetlenmiştir. Bunlar:

✓ Arı Ürünlerinin piyasaya arz edilmesinde en önemli konu ürünlerin belirli bir standart halinde sunulabilmesidir. Bu konuda Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün oluşturdukları Bal İhtisas Alt Komisyonu ile yaptıkları çalışmalarla TGK Bal Tebliği’ni revize etmişler ve tebliği görüşe çıkarmışlardır.

✓ Apiterapi Uygulamaları için üretilecek arı ürünlerinin; TSE Standardı mı, Kodeks Standardı mı yoksa Arı Ürünleri Standardı mı oluşturulmalı, öncelikle buna karar verilmelidir.

✓ Bal dışındaki diğer arı ürünlerinin standardizasyonu konusunda da çalışmalar yürütülmektedir. Üretilen arı ürünlerinin pazarda yer bulması ve diğer ülkelerle rekabet edebilir duruma gelebilmesi noktasında, bal dışındaki arı ürünlerinin uluslararası bir standardı mevcut olmadığından ulusal anlamda arı ürünlerinin kalite parametreleri ya da standartları oluşturulmalıdır. Bitki orijinli arı ürünleri olan Polen, Propolis, Perga’nın standardizasyon süreçleri zor olmakla birlikte en azından bu ürünlerin üretim modeli geliştirilip kalite parametreleri oluşturulmalıdır.

✓ Standardizasyon çalışmaları yapılırken kriterler için bir range / aralık verilmesinin tağşişi önlemede daha doğru olacağı kanısına varılmıştır.

✓ Ülke çapında arı ürünlerinin standardizasyonu ya da kalite parametreleri bakımından yapılan çalışmalar yeterli düzeyde değildir. Bu doğrultuda tüm ülkeyi temsil edecek şekilde sürdürülebilir, kapsamlı ve nitelikli projeler yapılmalıdır.

✓ Propolis, arı sütü gibi arı ürünleri çoğu makalede fonksiyonel gıda olarak tanımlansa da ürünlerin uluslararası bir standardı olmadığı için yasal çerçevede sağlık beyanı izni bulunmamaktadır. Bu ürünleri fonksiyonel gıda çerçevesinde değerlendirebilmek için öncelikle sağlık üzerine olumlu etki göstermeli, doğal olmalı, kontrolsüz tüketiminde güvenli olmalı ve sağlık üzerine etkileri bilimsel açıdan desteklenmelidir. Bu doğrultuda doz çalışmaları yapılarak klinik araştırmalara ağırlık verilmelidir. Klinik araştırmalar arttığında Apiterapi Uygulamaları konusunda sertifikalı tabiplerin de sayısı artacaktır.

✓ Apiterapi uygulamalarının etkinliğini arttırabilmek için Üretici- Sanayi – Hekim ortaklaşa çalışmalar yürütmelidir.

✓ Apiterapi uygulamalarına kaynak teşkil eden arı ürünlerinin üretimi konusunda TAB tarafından hazırlanan proje bir “eğitim” projesidir. Teorik ve uzun süren eğitimlerin verimli olmadığı artık bilinmektedir. Burada amaç görsel ve uygulamalı eğitimlerle üreticilerin iyi tarım uygulamaları çerçevesinde üretim yapmalarını sağlamak ve başarılı olan üreticileri sertifikalandırmaktır. Bu projeyle sektörel bazda sertifikalı işletmeler oluşturulacaktır. Üreticilere, ürettikleri ürünlerinin satışı garantisi verilecektir.

✓ Arı ürünlerinin üretimi konusunda verilecek eğitimler üreticilere hitap edecek nitelikte olmalıdır. Eğitimin içeriği zengin olmalı, teorik ve uzun süreli eğitimlerin yanı sıra görsel ve uygulamalı eğitimlere ağırlık verilmelidir.

✓ Arı ürünlerinin üretimi konusunda üreticilerimizin çoğu yeterli donanıma sahip değildir. Arı ürünlerinin üretimine ilişkin üretim teknikleri henüz belli olmadığından üretimde sorunlar yaşanmaktadır. Bu amaçla; kaliteli ve verimli üretimi arttırmaya yönelik üretim stratejileri ve üretim teknikleri geliştirilmelidir.

✓ Üreticiler kaliteyi ve verimi arttırmaya odaklanmalıdır. Üreticinin sorumluluğu ürünlerin hastalıklardan ve kimyasallardan ari hijyenik koşullarda üretim yapmasıdır. Buradan sonraki aşama yani ürünlerin işlenmesi aşaması Üniversitelere ve Araştırma Kuruluşlarının sorumluluğundadır. Bu konuda üreticiler eğitilmeli ve bilinçlendirilmelidir.

✓ Balın dışında diğer arı ürünleri yani katma değer sağlayacak ürünlerin üretimi Bakanlıkça desteklenmeli ve üreticiler bu yöne kanalize edilmelidir.

✓ Arı ürünlerinin üretiminde dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu, koloni yönetimidir. Arıcıların arılıkta kayıt tutmaması mevcut üretim rakamlarını doğrulamak bakımından gerçekçi değildir. Üreticiler düzenli bir şekilde kayıt tutmalıdır. Doğru arıcılık uygulamaları ve koloni yönetim sistemi sahaya yansıtılmalı, bu konuda üreticiler eğitilmeli ve desteklenmelidir.

✓ İyi Tarım Uygulamaları; kaliteli ve verimli üretim için önem arz etmektedir. Bu kapsamda Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, arıcılık faaliyetlerinin doğru bir zemine oturtulabilmesi için İyi Arıcılık Uygulamaları yönetmeliğini ivedilikle çıkarmalıdır. Kimyasallardan ve kirlilikten ari bir üretim hedef alınmalıdır.

✓ Üretim stratejileri geliştirilirken pazarlamaya dayalı sürdürülebilir ekonomik bir model oluşturulmalıdır. Üretim aşamasında arı ırk ve ekotipleri adapte oldukları bölgelerde kullanılarak kontrollü bir şekilde üretim yapılmalıdır.

✓ Üretilen ürünlerin pazara güvenli bir şekilde sunulması ve ürünlerin garantili satılmasını sağlamak için Sözleşmeli Arıcılık Modelleri hayata geçirilmelidir.

✓ Arıcılık sektöründe verimi ve kaliteyi arttırmak devlet politikası haline getirilmelidir. Yurt dışından ithal ya da farklı yollarla ülkemize giren arı ürünlerinin önüne geçilmeli ve yerli üretim desteklenmelidir. Sonuç olarak; Ülkemizde, 3000 endemik bitki, 12.000 doğal bitki türü ve 500 adedi nektar ve polen kaynağı olan bitki bulunmaktadır. Dünyada bilinen 27 bal arısı alt türünün 6 tanesi ülkemizde bulunmaktadır. 7.8 milyon koloni ile 114 bin ton bal üretilmektedir. Mevcut floral kaynaklarımız ve arı gen varlığımız göz önünde bulundurulduğunda, ülkemizin polen, arı sütü, propolis, arı ekmeği, arı zehri ve apilarnil ihtiyacı ne yazık ki ithal veya farklı yollarla karşılanmaktadır. 20 ton arı sütü ile 160 ton polenin farklı şekillerde ülkemize giriş yaptığı bilinmektedir. Üretimde potansiyelimizi ortaya koyabilmek için;

1- Ülkemizde bu ürünleri üreten sertifikalı işletmeler oluşturulmalıdır.

2- Sertifikalı işletmelere eğitim ve destek verilmelidir.

3- Oluşturulan sertifikalı işletmelerin kontrollü şekilde üretim yapmaları sağlanmalıdır.

4- TAB’ın bu konuda hazırlamış olduğu projesi hayata geçirilmeli ve desteklenmelidir.

5- Yurt dışından farklı yollarla gelen ürünlere bir yaptırım uygulanmalıdır.

6- Üretim kaynaklı projelere daha çok destek verip Apiterapi Uygulamaları’na kaynak teşkil edecek bu ürünlerin üretim kriterleri belirlenmeli ve desteklenmelidir. Saygılarımızla,

Ziya ŞAHİN

TAB Yönetim Kurulu Başkanı

Doç. Dr. Aslı ÖZKÖK

Hacettepe Üniversitesi