Kitlesel Arı Ölümleri Saha Raporu 2

Saha Raporu ( Prof. Dr. Levent AYDIN )

Bu çalışma  TAB’ın isteği ve desteği ile  26-30 Eylül 2018 tarihleri arasında  Elazığ, Bingöl, Tunceli ve  Malatya illeri  Arı Yetiştiricileri Birlikleri katılımıyla yapılmıştır. Çalışmalar her odakta arıcı görüşmeleri ve direkt koloni muayenesi esasında yürütülmüştür. Her odaktan(4 vilayet)  olmak üzere toplam 100 kovan örneği talep edilmiştir.

Çalışma Ekibi

-Kazım DOĞAN; TAB Başkan Yardımcısı  ve Tunceli  Birlik Başkanı

-Prof. Dr. Levent AYDIN,  Uludağ Üniversitesi

-Prof.Dr.Halil  YENİNAR, Sütçü İmam Üniversitesi

-Dr.Öğr Üyesi Aziz GÜL,  Mustafa Kemal Üniversitesi

-Dr. Erhan ERDOST  Emekli Uzman

-İLGİLİ İL BİRLİK BAŞKAN VE YÖNETİCİLERİ

 

İL BİRLİK VE ARICILARIN ŞİKAYETLERİ İLE TARAFIMIZDAN YAPILAN TESPİTLER

(ELAZIĞ, BİNGÖL, TUNCELİ, MALATYA )

                       

 

  • Şikayetler

 

  • Arılar azalıyor , kovan sönmesi, kayıp %50 nin üstünde bazı noktalarda %90 lara ulaşmıştır.
  • Varroa mevcut, laboratuar sonucu İsrail akut paraliz ve Bozuk kanat virüsü onaylı(Elazığ)
  • Tarlacı arı yok, yavru çok az genelde 10cm2 , Ana arı yumurtlaması düzensiz ve yetersiz
  • Şurubu almıyorlar,Arılar siyah parlak, veya kanatları yok
  • Bazı kovanlarda delik yavru gözü ve koku
  • Genelde 1-2 ile maksimum 5-6 çerçeveli koloniler ergin birey sayısı yetersiz
  • Bu yıl bal olmadı

 

  • Tespitler
  • Bal az miktarda ve kovanlarda polen sıfıra yakın ya da yok

b-  Sezon boyunca değişik zamanlarda  2 ile 9 arası varroaya karşı ilaçlama yapılmış Özellikle Kullanılan ilaçlar ruhsatsız   ve diğer zirai- veteriner ilaçlardan hazırlanmış (FLUMETHRİN, AMİTRAZ içerikli bazen kombine kullanım var) arıcılar tarafından iyi bilinen Konya Kazığı adlandırılan etken maddeler  Tunceli hariç yoğun kullanılırken Tunceli’de  ruhsatlı şerit ilacı kullanımı daha düzenli . Bu nedenle Tunceli de diğer illere göre şikayetler daha az olduğu gözlenmiştir.

c- Bingöl ve Elazığ da Antibiyotik( neoteramiysi)n kullanımı tespit edildi ve  yasal olmayan varroa ilaçları ile aynı zamanda kullanılmıştır.!!!!!!!!

d- Dışarıdan ve kontrolsüz ana arı girişi bulunmakta hatta yurtdışı orijinli ana arı bile bulunmaktadır., ana arı değişimi periyodik ve düzenli değil.

e- Arıcılık genelde atadan gelen şekli ile yapılmakta  değişen çevre-iklim  koşullarına uymamaktadır.

f- Koloni bakımı ve yönetiminde ciddi eksik ve hatalar var. Arılar yayla veya daha iyi ortamlardan arıcıya yakın yere erken indirilmiştir. Yani arıcılar arıların kendilerine uyum  sağlamasını bekliyor.

  • Son nesil işçi arılar normale göre anatomik olarak daha küçük ve daha hareketsiz – uyuşuk görünüyor.
  • Ana arı yumurtlama düzeni ve yavru sayısı düşük
  • Arıcılar güçlü kolonilerden zayıflara sürekli nakil eğilimide aynı zamanda sönmüş kolonilerin ballarını kontrolsüz olarak sağlam kolonilere vermektedir.
  • Kışlama için arıcıların çoğu güney vilayetlerine gitmektedir.

 

              YORUM

Son birkaç yıldır kış aylarının ılıman geçmesi ve ülkemizin  pek çok  çevre koşullarında kışın yavru olması ana arıların vaktinden önce yıpranmasına kaliteli yavru bırakmadığı gibi varroa gibi parazitlerin sıfırlanmamasına yol açmıştır. Kısaca Arıcı her yılki takvimini bırakmamış ve önlem almamaıştır. Arının kışlaması  ana arının dinlenmesi şarttır.  Şu an görülen odur ki arıların immun dirençleri(bağışıklıkları) düşmüştür. Kısaca’’ ŞU AN GÖRÜLEN  ARI HASTALIK VE ZARARLILARI  ARI ÖLÜMLERİNDE  SEBEP DEĞİL BİR SONUÇTUR’’ Arılar sıradan enfeksiyonlara direnemeyecek kadar zayıf ve güçsüzdür. Aynı şekilde düzensiz  ve ruhsatsız ne olduğu-dozu  belli olmayan etken maddelerle yapılan   varroa mücadelesi hem arılara hem tüketiciye ciddi zarar vermektedir. Varroa’nın da hala kovanda görülmesi kullanılan maddelerin ne gibi sonuçlara yol açtığı ortadır. Çevre şartlarının değişmesi ve iklimdeki ısınma bu şekilde sürdürülebilir bir arıcılık yapmamıza en büyük engel olduğu da herkes tarafından  iyi anlaşılmalıdır. Değişen koşullarda arıların biyoloji ve fizyolojisi de ciddi anlamda farklılaşmıştır. Bu nedenle koloni yönetimi ve bakım bu yeni koşullara adapte edilmesi gerekir. Varroanın var olduğu durumlarda virüs ve bakteriyell hastalıklar ile diğer zararlı etmenlerin  teredütsüz  var olacağı iyi bilinmelidir. Birçok kişinin belirttiğinin tersine  hayatta kalan koloniler en güçlü değil adapte olabilenlerdir. Bu da o kolonilerin güçlü ve verimli olduğunu göstermez.

 

   ÖNERİLER(OLMAZSA OLMAZ )

1-Arılar kışlamıyorsa  ana arı , kaynağı bilinen ve yöreye uygun her ilkbaharda mutlaka değiştirmelidir. Arının kışlaması esas ve önemlidir. Sıcak ve ılıman alanlara kışlama için arıları götürmek ne kadar doğrudur?

2-Varroa ya karşı TOPLU MÜCADELE artık bu iklim koşullarında kaçınılmaz ve ivedilikle  çok özel öneme sahiptir. Varroa ya karşı toplu mücadele yaklaşımı artık bir gerekliliktir.

3- Sonbaharda  mutlaka kovanda polen ve/veya polenli bal bırakılmalıdır. Polen arının yapı taşı ve zor zamanda koloninin en önemli desteğidir. Polensiz kışlama olmaz.

4- İklim nektar ve diğer çevre koşulları dikkate alınarak koloni yönetimi ve bakımı bölgesel olarak tekrar gözden geçirilmelidir. Yeni bir çalışma planı oluşturulmalıdır.

5- Bölgesel olarak  gelecek  2 sezon sonbahar aylarında arı hastalık ve zararlılarının ülke genelinde haritalanması tamamlanmalı ve aynı şekilde ana arı üretim istasyonları da hastalıklardan ari hale getirilmesi sağlanmalıdır.

6- Dışarıdan ana arı alımı yerine yöresel ve bölgeye uyumlu yeni ana arı üreticileri oluşturularak o bölgedeki ana arı kaynağı olarak zorunlu hale getirilmelidir. Periyodik sağlık kontrolleri yapılmalıdır.

7- Yasak ilaç ve benzerleri üretimi, kullanımı  mutlaka takibe alınmalı ve sert yaptırımlar uygulanmalıdır. Zirai ve Belediye açık alan  ilaç kullanımı( özellikle larvasitler) kontrol altında olmalı.

8-  Ülkemizde dağınık laboratuarlar yerine arı ürün ve hastalıklarında 1 adet merkez referans laborutuar olmalı ve kar amacı gütmemelidir.

9-Profesyonel arıcı  mutlaka sürekli ve yenilikçi eğitim programlarına katılımı sağlanmalı ve bazı eski-eksik –hatalı bilgiler bertaraf edilmelidir.

10- Birliklerin de entegre olduğu kısa ve önemli bilgilerin paylaşıldığı bir erken uyarı sistemi olmalı (Bilgi kirliliği olmaması için) ve sadece yukarıdan aşağı şekillenmelidir.

11- Her birlik yılda birkez (sonbahar) genel değerlendirme toplantısı yapmalı ve alınan karar, önlem ve öneriler tutanak halinde merkeze bildirmelidir.

 

12- Varroa için kullanılacak ilaçlar etken ticari şerit  RUHSATLI;

SONBAHAR

Maksimum 8 hafta kovanda  kalacak bal haşatını hemen takiben

Amitraz(BEERAZ yeni ruhsatlı)

Coumophos(CHECKMİTE) ithal

Fluvalinat( APİSTAN)

Flumethrin(VARROSTOP, BAYVAROL)

KIŞ (yavrusuz zaman)

%3.5-4 lük oksalik asit

İLKBAHAR erken(kimyasal ilaç)

Maksimum 6 hafta kovanda  kalacak

Fluvalinat( APİSTAN)

Flumethrin(VARROSTOP, BAYVAROL)

FORMİK ASİT

                     %60-80       2-10 0C    (2  uygulama 1 hafta ara ile)

                      %50          11-15 0C    (2  uygulama 1 hafta ara ile)

                     %40-45      16-20  0C    (2  uygulama 1 hafta ara ile)

                     % 25-30     21-24 0C    (3  uygulama 1 hafta ara ile kovana alttan)

 YA DA

    OKSALİK ASİT  (BİYO GÜVENLİK AÇISINDAN DAHA İYİ)

 

                    %3.5-4      2-11 0C (2  uygulama 1 hafta ara ile)

                    %2.5-3     12-16 0C    (2  uygulama 1 hafta ara ile)

                    % 2           17-20 0C    (2  uygulama 1 hafta ara ile kovana alttan)

                    %1.5         21-24 0C   (3  uygulama 1 hafta ara ile  kovana alttan)

Kovana ağır gaz oldukları için üstten uygulanır.  Çevre ısısı önemlidir GÜNLÜK ORTALAMA ISIYA GÖRE   UYGULAMA YAPILIR Ortalama ısı 24 0C  ve üzerinde hiçbir ilaçlama yapılmaz. Hasattan 1 ay önce kesiniz!!!!!!!

KOVANDA MUTLAKA NOSEMA SIFIRLANDIKTAN SONRA VARROA MÜCADELESİNE BAŞLANMALIDIR.

 

 

VARROA MÜCADELE STRATEJİSİ ve KOLLEKTİF ÇALIŞMA

 

  • Arı uçuşu 5km içinde tüm arılıklar aynı ilaçla aynı gün
  • AYNI YÖRE en geç 3 gün içinde aynı ilaçla
  • AYNI BÖLGE en geç 1 hafta içinde aynı ilaçla
  • Ülkesel düzeyde mücadele için gerekli düzenlemeleri yapmak
  • Zamanında, uygun ilaçla müdahale ve sürekli kontrol
  • 2-3 yılda bir ilaç değiştir.
  • Esas olan mücadele sonbahardır:Uzun süre kalıcılığı olan ilaçlar kontrollü kullanılmalıdır.
  • Bireysel Mücadele Anlam İfade Etmez
  • Zayıf Koloni İle Güçlü Koloni Aynı Arılıkta Bir Arada Olmamalı
  • Arı Hastalıkları İçin Kovan Kaydı Tutulması Şart
  • Gezginci Arıcılığa Dikkat!!!
  • En Az 3 Sezon Sonra Olumlu Sonuç Görülür
  • Ruhsatlı Arı İlaçlarında Dirence Dikkat!!!.
  • İlaç kullanımı Balda Kalıntı ve Zamanlama önemlidir.

 

SONUÇ

Özellikle iklim değişikliği gibi çevresel  etkenler ve arı hastalık-zararlılarının  yan yana olması  bağışıklığı düşen arılarımıza daha büyük zarar vermektedir. Bu şekilde sürdürülebilir bir arıcılık ile devam mümkün değildir. Bu nedenle önerilerin zaman geçirmeden uygulanması ivedilikle gerekmektedir.

 

 

 

 

PROF.DR.LEVENT AYDIN

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ

VETERİNER FAKÜLTESİ