TAB İl Birlik Başkanları Toplantısı

TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ İL BAŞKANLARI TOPLANTISI

            26 Ocak 2017 tarihinde yapılan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği İl Başkanları Toplantısı Ankara İçkale Otel’de gerçekleştirilmiştir.

Gerçekleştirilen toplantının açılışını yapan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya ŞAHİN yaptığı sunum ile ilk olarak 2016 yılında Merkez Birliğin yaptığı çalışmalardan bahsederek katılımcı il başkanlarını bilgilendirmiştir. Yapılan bilgilendirme genel bir değerlendirmeyi amaçlarken gerçekleştirilmesi planlanan ya da başlanmış olan projeler hakkında detaylı bilgi verilmiştir. En dikkat çekici olan çalışmalar ise; Piyasada bulunan tatlandırıcıların bal adıyla satışının engellenmesi,  Bal adının korunması ve Bal adı ile tatlandırıcı pazarlanması, tüketicilerimizin kandırılmaması ve de üreticinin bu denli mağdur edilmemesi için TAB tarafından hazırlanan “Ülkemizdeki Arı Ürünleri ve Sorunları” ve “Ülkemizdeki Arı Sağlığı ve Kullanılan İlaçlar” başlıklı raporların/çalışmaların Bakanlığımızın bu konuyu çözmesi adına Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü ile Ağustos ayında geniş katılımlı olarak gerçekleştirilen toplantıda sunulması ve bugüne kadar elde edilen sonuçlar hakkında bilgi aktarılmasıdır.

Arıcılığa dair farklı projelerin yer aldığı sunumdan konu başlıkları;

ISLAH

 Yönetmeliğimiz ve yüklendiğimiz misyon gereği ülkemizdeki arı ırklarının ve bölgelerimize yüzlerce yıldır adapte olmuş arı ırk ve ekotiplerinin ıslahı konusundaki çalışmalarımıza biraz hız vermek durumundayız. Bu noktadan hareketle;  TAB olarak 2016 yılında Hayvancılık Genel Müdürlüğümüz ve Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün katılımı ile iki ayrı toplantı yapılarak , durum tespiti ve takip edilmesi gereken politikalar görüşülmüştür. Ayrıca; 5. Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin 2. gününde TAB’ın çağrısı ile Islah konusunda çalışan bilim insanlarının ve Bakanlık yetkililerinin katılımı ile ISLAH gündemli bir toplantı yapılmış ve arıcılıkta hayati önem arz eden kararlar alınmışır. Bu alınan kararlar çerçevesinde Buyıl il birlikleri olarak en az 2/3 il birliğimizin proje yapması konusunda çalmalar yapılacaktır. Örnek projeyi TAB olarak biz hazırlayıp il birliklerimize göndereceğiz. Uygulama il birliklerimizce yapılacaktır.

MONOFLORAL BALLAR

-Ülkesel ballarımızın kimliklendirilmesi çalışması adına Çam Balı kimliklendirme çalışmasının benzeri projelerin Kestane, Pamuk, Geven, Ayçiçeği ve Narenciye ballarını da projelendirerek 2017 yılında başlamış olacağız. Bu konudaki alt yapı çalışmaları 6 aydır sürdürülmektedir. Konu ile ilgili olarak 2 ayrı proje toplantısı yapıldı. Projelere kaynak arayışındayız. Amacımız, Çam balı ile birlikte diğer ballarımızın da bilimsel olarak çalışmalarını yaparak, üreticimizin hak ettiği pazar değerinin önündeki kalite ve kimlik engelini aşabilmektir.

EĞİTİM

Eğitim Konusuna da farklı bir bakış açısı getirilmelidir. Neden? Bugüne kadar eğitim adına yapılan kurslar ve paneller sahaya yansıtılamamıştır, yapılan bunca emeğin ve ekonomik bedelin karşılığına bakıyoruz, daha hala başladığımız yerdeyiz.  Bu nedenlerden dolayı, arıcılıkta eğitim modelimizi değiştirmeliyiz. Uygulamalı Eğitim Modeli üzerinde durmalıyız. Uygulamalı eğitim arılıkları kurmalıyız. Bu konuda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim ve Yayım Daire Başkanlığımızla görüşüldü. Alt yapı çalışmaları tamamlanmıştır. Projemiz kabul edilir ise, Her bölgemizde 3/4 ilimizde birliklerimizce uygulamalı örnek arılıklar kurularak, buralarda danışmanlar kanalı ile eğitim ve uygulama çalışmaları yapılacaktır. Bu merkezlerde kısa sürede, görerek yaparak ve inanarak öğrenmeleri sağlanacaktır. Bölge arıcılığında yapılacak her türlü eğitim faaliyetleri bu merkezlerde yapılacaktır. Burada çalışacak danışmanlar da Üniversiteler ve Araştırma kuruluşlarımız tarafından eğitilerek sahada uzman danışmanlar olarak üreticimize hizmet edeceklerdir.

ARI SÜTÜ/ ANA SÜTÜ

Eğitim başlığı altında hazırladığımız ikinci projemizde, ARI SÜTÜ üretiminin tüm illerimizde planlı bir şekilde yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. Bilindiği gibi işletme maliyetlerimiz oldukça yüksektir. Bu noktada asıl amacımız, işletmelerimizde arı sütü, polen ve propolis ürettirerek işletme maliyetlerini düşürmek, üreticilerimizin daha karlı duruma geçmesini sağlamaktır.

Bu projede hedef, talip olan her ilde 8/10 aileye uygulamalı arı sütü üretimi kursu vererek takip esaslı bir eğitim modeli oluşturmaktır. 3 yılın sonunda, her ilde 30’ar aile ile arı sütü üreten işletmeler oluşturmaktır. Bu proje kapsamında üretime katılan bu ailelere 10/15 bin tl tutarında destekler vererek verilen desteğin üretime dönüşmesine katkı sağlanmış olacaktır. 18/35 yaş arasındaki genç aileler apiterapik ürünleri üreterek gerek toplum sağlığına gerekse ülke ekonomisini ciddi katkılar sağlayacaktır.

Unutulmamalıdır ki, bugüne kadar apiterapi adına üretilen tüm projelerin sonucunda ülkemizde bu ürünleri üreten arıcı yetiştirilememiştir. Bu noktadan hareket ile asıl amacımız bu ürünleri üreten işletme sayılarını çoğaltmaktır. İşletmelerimizdeki ürün maliyetlerini düşürerek üreticimizi dış pazarda rekabet eder duruma getirebilmektir.

Toplantının devamında, Arıcılık Yönetmeliği çerçevesinde illerde arı konaklama noktalarındaki sorunlar ele alınmıştır. Konu üzerinde illerde konaklama konusunda yaşanan sorunlar başkanlar tarafından gündeme alınarak tartışılmıştır.

Arıcılıkta en önemli ve hassasiyet gösterilmesi gereken temel petek üretiminde karşılaşılan sorunlar ele alınmıştır. Bu konuda Merkez Birliğimizin biraz daha sahiplenici rol üstlenmesi birlik başkanlarımızca talep edilmiştir.  Ayrıca,  arı yemleri konusunda da üreticilerin yanlış yönlendirildiği bu konu ile ilgili Bakanlığın harekete geçirilmesi talep edilmiştir.

Ülke arıcılığımızın en temel iki sorunundan ilki piyasadaki bal adıyla satılan tatlandırıcılardır. Balımızın bu tatlandırıcılardan ayrılmalıdır. Etkin kontrol denince adresi belli işletmelerden ziyade merdiven altı tabir edilen üretimlerin kontrolü anlaşılmalıdır. Bu yapılmadığı sürece bal fiyatları artmayacak ve istikrar sağlanamayacaktır. Piyasa yasal olarak da bu sahtekarlardan temizlenmedikçe ürettiğimiz ürünler hak ettiği gibi piyasada yer bulamayacaktır. Şu anda üretici perişandır. Bu konuda Bakanlığın harekete geçirilmesi gerekmektedir.